Bilirkişi Ücretinin Yatırılmaması Davanın Reddini Gerektirir Mi? HMK Kapsamında Hukuki Sonuçlar

Bu yazıda, HMK 324. maddesi kapsamında “delil avansı” niteliğinde olan bilirkişi ücretinin, mahkemece verilen kesin süre içerisinde yatırılmamasının hukuki sonuçları incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında; ücretin yatırılmamasının davanın usulden reddine değil, ilgili tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına neden olduğu, ancak ispat yükü üzerindeki tarafın iddiasını başka delillerle kanıtlayamaması halinde davanın esastan reddedilebileceği detaylandırılmıştır . Ayrıca usulüne uygun ihtaratın şartları ve ücretin geç yatırılması halindeki esnek uygulamalar ele alınmıştır.

Bilirkişi Ücretinin Yatırılmaması Davanın Reddini Gerektirir Mi? HMK Kapsamında Hukuki Sonuçlar
Bilgi BülteniHUKUK REHBERİ

Hukuk yargılamasında sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, mahkemece verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması veya unutulmasıdır. Pek çok kişi bu durumun doğrudan “dava şartı yokluğu” nedeniyle davanın reddine yol açacağını düşünse de, Yargıtay uygulamaları ve HMK hükümleri farklı bir hukuki sonuç öngörmektedir. Bu yazımızda, bilirkişi ücretinin hukuki niteliğini ve yatırılmaması halinde karşılaşılacak riskleri inceledik.

Bilirkişi Ücreti: 

Gider Avansı mı, Delil Avansı mı? 

Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri, bilirkişi ücretinin HMK’nın 120. maddesinde düzenlenen “gider avansı” (dava şartı) değil, HMK’nın 324. maddesi kapsamında “delil ikamesi avansı” olduğu konusunda istikrar kazanmıştır . Bu ayrım hayati öneme sahiptir; zira gider avansının yatırılmaması davanın usulden reddine neden olurken, bilirkişi ücretinin yatırılmaması usulden ret sebebi değildir .

Temel Yaptırım: 

Delilden Vazgeçmiş Sayılma Bilirkişi ücretinin verilen kesin süre içinde yatırılmamasının temel yaptırımı, HMK m. 324/2 uyarınca ilgili tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasıdır . Bu durumda mahkeme, dosyadaki mevcut diğer delillere göre karar verir .

Ancak dikkat edilmesi gereken en büyük risk şudur: Eğer dava konusu iddia, teknik niteliği gereği sadece bilirkişi incelemesi ile ispatlanabilecek bir durumdaysa (Örn: Hesaplama gerektiren tazminat dosyaları) ve ücret yatırılmadığı için rapor alınamazsa, dava “ispatlanamadığı” gerekçesiyle esastan reddedilir .

Kesin Süre ve İhtaratın Önemi Mahkemenin verdiği sürenin sonuç doğurabilmesi için “usulüne uygun ihtarat” şarttır. Mahkeme, kesin sürenin sonuçlarını (yani ücret yatırılmazsa o delilden vazgeçmiş sayılacağını) açıkça belirtmelidir . “Masrafın tamamlatılması” gibi muğlak ifadeler içeren veya sonucun hatırlatılmadığı ihtaratlar geçersizdir ve Yargıtay tarafından bozma sebebidir .

Ücretin Geç Yatırılması Durumu Eğer ücret kesin süre geçtikten sonra ancak duruşma gününden önce yatırılmışsa ve bu durum yargılamayı geciktirmiyorsa; Yargıtay’ın güncel kararları usul ekonomisi ilkesi gereği ödemenin kabul edilmesi ve dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği yönündedir.

Bilirkişi ücretini yatırmayı unutmak veya ihmal etmek, doğrudan davanın sonu demek olmasa da, ispat yükünün üzerinizde olduğu dosyalarda davanın esastan reddine yol açabilecek ciddi bir risktir. Hukuk yargılaması şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlıdır; basit bir süre kaçırımı veya usuli hata, haklı olduğunuz davayı kaybetmenize neden olabilir.

Bu tür usuli hatalarla karşılaşmamak, süreleri doğru takip etmek ve davanızı riske atmadan profesyonelce yönetmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz. 

Bilgilendirme notu

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebilir.