Hukuk sistemimizde kural olarak anne ve babanın çocuklarına bakma yükümlülüğü, çocuğun 18 yaşını doldurması (ergin olması) ile sona erer. Ancak günümüz koşullarında üniversite eğitiminin önemi ve süresi göz önüne alındığında, kanun koyucu bu duruma hayati bir istisna tanımıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 328/2. maddesine göre; çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, anne ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
1. Nafakanın Dönüşümü: İştirak Nafakasından Yardım Nafakasına
Çocuk 18 yaşını doldurduğunda, boşanma davası ile birlikte hükmedilen “iştirak nafakası” kanun gereği kendiliğinden sona erer. Bu noktadan sonra talep edilecek nafakanın hukuki niteliği artık bir “yardım nafakası”dır.
- Dava Ehliyeti: İştirak nafakasını çocuk adına velayeti elinde bulunduran ebeveyn talep edebilirken, 18 yaşını geçen çocuk artık reşit olduğu için davayı bizzat kendisi açmak zorundadır.
- Annenin Durumu: Velayet hakkı sona erdiği için annenin ergin çocuk adına dava açma yetkisi yoktur; bu tür davalar “husumet yokluğu” nedeniyle reddedilir.
- Dava Zamanı: Nafaka, mahkeme karar tarihinden itibaren değil, davanın açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
2. Hangi Eğitim Türleri Nafaka Kapsamındadır?
Yargıtay ve güncel hukuk doktrini, “eğitimin devam etmesi” kavramını oldukça geniş bir çerçevede değerlendirerek gencin meslek sahibi olmasını desteklemektedir:
- Örgün ve Açık Öğretim: Üniversite eğitimi temel dayanaktır. Çocuğun Açık Öğretim Fakültesi’nde okuyor olması nafaka almasına engel değildir.
- Lise ve Hazırlık: 18 yaşını geçtiği halde liseye devam eden veya üniversite sınavına hazırlanan gençler de bu haktan yararlanabilir.
- Lisansüstü ve Uzmanlık Sınavları: Yüksek lisans eğitimi ve Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) kursuna giden çocukların da nafaka talepleri kabul görmektedir.
- KPSS ve Mesleki Kurslar: Çocuğun meslek sahibi olabilmesi için zorunlu görülen KPSS kursu, yabancı dil kursu veya sertifika programları “eğitimin devamı” sayılır.
- Yurt Dışı Eğitimi: Eğitimini yurt dışında sürdüren çocuklar da Türkiye’deki ebeveynlerinden yardım nafakası talep edebilirler.
3. Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Mahkemeler, nafaka miktarını belirlerken TMK’nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesini esas alır. Bu süreçte şu kriterler incelenir:
- Ebeveynlerin Mali Gücü: Sadece babanın değil, annenin de ekonomik durumu dikkate alınır. Her iki ebeveyn de güçleri oranında katkı sunar.
- Çocuğun İhtiyaçları: Eğitim giderleri (harç, kitap), barınma (yurt/kira), ulaşım, beslenme ve sosyal ihtiyaçlar kalem kalem hesaplanır.
- Kısmi Gelir Durumu: Çocuğun burs alması, staj yapması veya yarı zamanlı bir işte çalışması nafaka miktarında indirim sebebi olabilir. Ancak bu gelirlerin yaşamı idame ettirmeye yetmemesi durumunda nafaka hakkı tamamen ortadan kalkmaz
4. Nafaka Hakkı Ne Zaman Sona Erer?
Nafaka yükümlülüğü sonsuz değildir. Genellikle şu durumlarda sona erer:
- Eğitimin Fiilen Bitmesi: Çocuğun mezun olup meslek sahibi olması ve işe başlaması.
- Düzenli Gelir Sahibi Olma: Çocuğun kendisini yoksulluktan kurtaracak, sigortalı ve yeterli bir işe girmesi.
- Yaş Sınırı (Doktrin): Kanunda kesin bir yaş sınırı olmasa da, doktrinde genel olarak 27 yaşına kadar bu yükümlülüğün devam edebileceği kabul görmektedir.
Önemli Not: Eğitim hayatı devam eden bir birey olarak haklarınızı doğru aramak ve davanın usulden reddedilmemesi için hukuki süreçlerin titizlikle yönetilmesi gerekir. Bu konuda en doğru adımı atmak için uzman bir avukata danışmanız menfaatinize olacaktır.Eğitim nafaka süreçleri ve davanın açılmasıyla ilgili sorularınız için bize danışabilirsiniz.
