Avukat Sena Er | İzmir Hukuk ve Danışmanlık Ofisi

Çocuk Koruma Kanunu’nda Kapsamlı Değişiklik: 7593 Sayılı Kanun Neler Getiriyor?

Çocuk Koruma Kanunu’nda Kapsamlı Değişiklik: 7593 Sayılı Kanun Neler Getiriyor?

Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7593 sayılı Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen kanun; Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, İnfaz Kanunu, Kabahatler Kanunu, Ateşli Silahlar Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu olmak üzere altı temel kanunda önemli değişiklikler içeriyor. Bu yazıda, hem hukukçular hem de vatandaşlar için değişikliklerin ne anlama geldiğini madde madde açıklıyorum.

“Suça Sürüklenen Çocuk” Dönemi Kapandı: Yeni Terim “Adli Süreçteki Çocuk”

Kanunun belki de en sembolik değişikliği terminolojiye ilişkin. 2005 yılından bu yana mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresi, Çocuk Koruma Kanunu’nun tamamında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun uzlaştırmaya ilişkin 253. maddesinde ve Sosyal Hizmetler Kanunu’nda “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirildi.

Bu değişiklik yalnızca bir kelime tercihi değil; çocuğun henüz hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadan “suçla” anılmasının önüne geçmeyi ve etiketlemeyi azaltmayı amaçlayan bir yaklaşım değişikliğidir. Bundan sonra dilekçelerde, kararlarda ve resmî yazışmalarda bu yeni ibare kullanılacaktır.

Silahını Özensiz Saklayan Yetişkine Hapis Cezası

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’a eklenen 13/A maddesi ile yeni bir suç tipi ihdas edildi: Ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza ederek bir çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.

Uygulamada sıkça karşılaşılan, evde kilitsiz bırakılan silahla çocukların yaralanması veya ölümüyle sonuçlanan olaylar düşünüldüğünde, bu düzenleme silah sahiplerine ciddi bir özen yükümlülüğü getiriyor. Silahınızı çocukların erişemeyeceği şekilde, kilitli olarak muhafaza etmeniz artık yalnızca bir tavsiye değil, cezai yaptırıma bağlanmış bir yükümlülüktür.

Çocuklara Uygulanan Ceza İndirimlerinde Önemli Değişiklik (TCK m.31)

Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi, yaş küçüklüğü nedeniyle cezalarda indirim öngören temel hükümdür. 7593 sayılı Kanun bu maddede iki yönlü değişiklik yaptı.

Birincisi, 12-15 yaş ve 15-18 yaş gruplarındaki çocuklara ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis yerine verilecek hapis cezalarının alt ve üst sınırları yükseltildi. Örneğin ikinci fıkrada “on iki yıldan on beş yıla” olan aralık “on üç yıldan on altı yıla”, üçüncü fıkrada “on sekiz yıldan yirmi dört yıla” olan aralık “on dokuz yıldan yirmi yedi yıla” çıkarıldı.

İkincisi ve daha önemlisi, maddeye eklenen dördüncü fıkra ile kasten öldürme (TCK m.81-82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m.87/2 ve 4) suçlarında hâkime bir takdir yetkisi tanındı. Somut olayda;

  • kasta dayalı kusurun ağırlığı,
  • güdülen amaç ve saik,
  • suçun işleniş şekli,
  • daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olma

hususlarından biri veya birkaçı gözetilerek, suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında üçüncü fıkradaki indirimli hükümler uygulanmayabilecek; 12-15 yaş grubundaki, ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilecek.

Bu düzenleme, özellikle planlı ve vahim nitelikteki öldürme fiillerinde yaş indiriminin otomatik uygulanmasının önüne geçiyor. Ceza avukatları açısından, dördüncü fıkradaki kriterlerin somut olayda bulunup bulunmadığı artık savunmanın merkezî tartışma konularından biri olacaktır.

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Artık Daha Ağır Cezalandırılıyor (TCK m.233)

Aile hukukundan doğan bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeme suçunu düzenleyen TCK m.233’te cezalar belirgin şekilde artırıldı: Birinci fıkradaki “bir yıla kadar” olan ceza “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkradaki “üç aydan bir yıla” olan ceza “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkradaki “üç aydan bir yıla” olan ceza “bir yıldan üç yıla” çıkarıldı.

Maddeye eklenen dördüncü fıkra ise dikkat çekici: Bu maddede tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürülmesi veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya maruz kalması hâlinde, şikâyet aranmaksızın, faile verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılacak. Yani ihmal edilen, terk edilen çocuğun bu ihmal zincirinin sonunda ağır bir mağduriyet yaşaması, yükümlülüğünü ihlal eden aile bireyi bakımından ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlendi.

15 Yaş Altı Çocuklarda Sosyal İnceleme Zorunlu Hâle Geldi

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun iddianamenin iadesini düzenleyen 174. maddesine eklenen bent uyarınca, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianameler iade edilecek.

Buna paralel olarak Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi de değiştirildi: 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu; 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında inceleme yaptırılmamasına karar verilirse bunun gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.

Sosyal inceleme raporu, çocuğun içinde bulunduğu aile ortamını, sosyal çevresini, eğitim durumunu ve psikolojik gelişimini ortaya koyan, çocuk yargılamasının en kritik belgelerinden biridir. Bu değişiklikle raporun “usulen atlanması” artık mümkün olmayacak; eksiklik doğrudan iddianamenin iadesi sonucunu doğuracaktır.

Çocuk Hükümlüler İçin İnfaz Rejimi Yeniden Düzenlendi (5275 Sayılı Kanun)

İnfaz Kanunu’nda çocuklara ilişkin üç önemli değişiklik yapıldı:

Çocuk eğitimevine ayrılma: Çocuk hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına ilişkin değerlendirme; psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliği’nin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzmanın katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılacak. Olumsuz değerlendirilen çocuğun yeniden değerlendirilmesi altı ayı geçemeyecek.

Doğrudan eğitimevinde infaz: Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan çocukların cezaları, kapalı kuruma hiç girmeden doğrudan çocuk eğitimevlerindeinfaz edilecek.

Koşullu salıverilmede iki kat sayma: Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınacak. Ancak kasten öldürme (m.81, 82, 83), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (m.102, 103), uyuşturucu madde imal ve ticareti (m.188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m.220) suçları bu imkânın kapsamı dışında tutuldu.

Bıçak Satışına Yeni Yasaklar: “Amaç Dışı Bıçak Taşıma” Kabahati

Kabahatler Kanunu’na eklenen 43/C maddesi, günlük hayatı doğrudan etkileyecek bir düzenleme getiriyor. Her ne ad altında olursa olsun, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;

  • ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi,
  • 18 yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması,

yasaklandı. Yasağa uymayanlara 5.000 TL, bıçak veya aletlerin sayı ya da nitelik bakımından vahim olması hâlinde 10.000 TL idari para cezası verilecek. Kabahatin işlendiğini öğrendiği hâlde yetkili makamlara bildirmeyen işletici veya sorumluya da 5.000 TL idari para cezası uygulanacak. Kabahat konusu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek.

Önemli bir ayrıntı: Bu hükümler internet satışları ve mesafeli satışlar için de geçerli. Öte yandan bir sanat veya mesleğin icrası ya da eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde kullanılması, bulundurulması ve taşınması kapsam dışında bırakıldı; yani lokantadaki aşçının veya atölyedeki ustanın mesleki aletleri bu yasağa tabi değil.

Kabahati işleyen 15 yaşından küçük bir çocuk söz konusu olduğunda ise ceza değil koruma yaklaşımı benimsendi: Mülkî amir, çocuk hakkında koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi için çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunacak.

Satış ve sergileme yasağına ilişkin (a) bendi 1 Aralık 2026 tarihinde, maddenin diğer hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe girdi.

Yepyeni Bir Kurum: Yönlendirme Tedbirleri (ÇKK m.5/A)

Kanunun en kapsamlı yeniliklerinden biri, Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen 5/A maddesiyle getirilen “yönlendirme tedbirleri”. Bu tedbirler, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde uygulanacak. Beş tür yönlendirme tedbiri öngörüldü:

1. Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Çocuğun spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesisleriyle ilgili kamu kurumlarında, psikososyal gelişimine katkı sağlayacak şekilde 20 saatten 300 saate kadar görev alması.

2. Dijital risklerden korunma tedbiri: Çocuğun kullandığı telefon, tablet ve benzeri dijital cihazların bildirilerek, tedbir kararından sonraki hareketlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla denetime açılması; riskli olarak tanımlanan bazı dijital mecra, uygulama ve platformlara erişimin engellenmesi. Bu tedbir, çocukların dijital ortamda suça yönlendirilmesine karşı mevzuatımızdaki ilk sistematik müdahale aracıdır.

3. Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde 20 saatten 300 saate kadar görev alma veya kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okuma.

4. Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Belirlenecek park, bahçe, sahil gibi bölgelerde 20 saatten 300 saate kadar çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılma.

5. Bağımlılık tedbiri: Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıklar bakımından, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından belirlenecek tedavi ve rehabilitasyon programlarını tamamlama.

HAGB Verilen Çocuklarda Yönlendirme Tedbiri Denetim Yükümlülüğü Olabilecek

ÇKK’nın 23. maddesine eklenen fıkra uyarınca, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde, yukarıda sayılan yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilecek.

Ayrıca, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde, adli süreçteki çocuklar hakkında HAGB kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilecek. Bu, ekonomik gücü olmayan çocukların salt zarar giderilemediği için HAGB imkânından yoksun kalmasının önüne geçen, uygulamada önemli sonuçlar doğuracak bir esnekliktir.

Bağımlılık ve Ruhsal Kriz Hâlinde Acil Korunma Mekanizması (ÇKK m.9)

ÇKK’nın 9. maddesine eklenen fıkralarla; akıl hastalığı, akıl zayıflığı, madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklar için hızlı işleyen bir acil korunma usulü getirildi:

Sağlık kurumuna gelen veya getirilen çocuk hakkında tedaviye ihtiyaç bulunduğu uzman hekimce tespit edilirse, acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek ve sağlık kurumu çocuk hâkimine başvuracak. Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu raporu mahkemeye sunulacak; hâkim de en geç 48 saat içinde karar verecek. Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına dahi karar verebilecek.

Tedbir Kararına Uymayan Anne-Babaya Tazyik Hapsi (ÇKK m.45)

Uygulamada koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının en büyük sorunu, kararların fiilen uygulanamamasıydı. Yeni düzenleme bu noktada caydırıcı bir mekanizma getiriyor: Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılacak. Bu kararlara karşı itiraz yolu açık.

Ayrıca tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il ve ilçelerde vali ve kaymakamlar tarafından sağlanacak; gerektiğinde kolluktan yardım istenebilecek.

Yürürlük

Kanunun bıçak satış ve sergileme yasağına ilişkin hükmü (Kabahatler Kanunu m.43/C-1/a) 1 Aralık 2026 tarihinde, diğer tüm hükümleri 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Değerlendirme

7593 sayılı Kanun, çocuk ceza adaleti alanında iki yönlü bir yaklaşım benimsiyor: Bir yandan vahim suçlarda yaş indiriminin otomatik uygulanmasını sonlandırıp cezaları artırırken, diğer yandan ceza sorumluluğu olmayan çocuklar için eğitim, rehabilitasyon ve dijital korunma odaklı yepyeni tedbir mekanizmaları kuruyor. Sosyal incelemenin zorunlu hâle getirilmesi, iddianame iadesi yaptırımına bağlanması ve tedbir kararlarına aykırılığın tazyik hapsiyle karşılanması, çocuk yargılamasının usul güvencelerini somut biçimde güçlendiren adımlardır.

Değişikliklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların önemli bir kısmı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenecek; ikincil mevzuat yayımlandıkça bu yazı güncellenecektir.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin sorularınız için iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.

Add Comment

Av. Sena Er Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; başta şirketler, ticaret ve iş hukuku olmak üzere, aile hukuku, ceza hukuku ve danışmanlık alanlarında müvekkillerine profesyonel ve çözüm odaklı avukatlık hizmeti sunmaktadır.

İletişim Bilgileri

05433972008
info@avukatsenaer.com
Adalet Mahallesi , 2132/2 Sk No:3 K:4 D:35, 35530 Bayraklı/İzmir

Bizi takip edin

Cart

Sepetinizde ürün bulunmuyor.