Avukat Sena Er | İzmir Hukuk ve Danışmanlık Ofisi

Blog Details

İstirahat Raporu Alan Uzman Erbaşın Sözleşmesi Feshedilebilir mi?

Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde fedakarca görev yapan Uzman Erbaşlar, ne yazık ki görev sırasında yaşadıkları sağlık sorunları veya meslek hastalıkları nedeniyle “sözleşme feshi” riskiyle karşı karşıya kalabilmektedir. İdare, genellikle personelin aldığı istirahat raporlarının toplam süresinin 90 günü veya belirli bir limiti aştığı gerekçesiyle, 3269 Sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklere dayanarak ilişik kesme yoluna gitmektedir.

Ancak, özellikle rahatsızlığın görevden kaynaklandığı, uzun süreli tedavi gerektirdiği veya personelin “Kendisinden İstifade Edilememe” durumunun somut verilerle kanıtlanmadığı hallerde, bu fesih işlemleri hukuka aykırıdır. Bu yazımızda, sağlık raporu nedeniyle sözleşmesi feshedilen uzman erbaşların hukuki haklarını ve iptal davası sürecini inceleyeceğiz.

1. Hukuki Çerçeve: 90 Gün Kuralı ve İstisnaları

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 10. maddesi, uzman erbaşların hastalık ve izin haklarını düzenler. İdare, genellikle personelin bir yıl içinde aldığı raporların belirli bir süreyi (örneğin 3 ay) aşması durumunda sözleşmeyi feshetme yetkisini kullanmak ister.

Ancak kanun koyucu burada önemli bir istisna getirmiştir: Uzun Süreli Tedavi Gerektiren Hastalıklar.

Eğer uzman erbaşın rahatsızlığı;

  • Görev esnasında veya görevden dolayı oluşmuşsa (saldırı, kaza, meslek hastalığı),
  • Kanser, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği veya uzun süreli tedavi gerektiren cerrahi müdahaleler (ameliyat sonrası iyileşme süreci gibi) söz konusuysa,

Bu durumda 90 günlük süre kuralı katı bir şekilde uygulanamaz. Kanun, uzun süreli tedavi gerektiren hallerde tedavi süresince personelin ilişiğinin kesilmemesini, aksine tedavi ve istirahat süresince personelin desteklenmesini (belirli sürelerle sınırlı olmak kaydıyla 3 yıla kadar) öngörmektedir.

2. “Kendisinden İstifade Edilememe” Gerekçesi Soyut Kalamaz

İdarenin sözleşme feshine dayanak gösterdiği en yaygın gerekçelerden biri de personelden “artık istifade edilemeyeceği” iddiasıdır. Ancak Türk İdari Yargılama Hukuku’na göre idare, bu iddiasını somut belgelerle kanıtlamak zorundadır.

Sadece rapor süresinin dolmuş olması, personelin mesleğini yapamayacağı anlamına gelmez. Eğer personel;

  • Tedavisi devam ederken veya tedavi bitiminde görevine dönebilecek durumdaysa,
  • Hakkında “TSK’da Görev Yapamaz” şeklinde kesinleşmiş bir sağlık kurulu raporu yoksa,
  • Sözleşme feshi, somut bir veri yerine yalnızca “kanaat” veya soyut mevzuat yorumlarına dayanıyorsa,

Yapılan fesih işlemi “Sebep Unsuru” yönünden hukuka aykırıdır. Danıştay ve İdare Mahkemeleri, tedavi süreci tamamlanmadan veya personelin iyileşme ihtimali değerlendirilmeden yapılan fesihleri “ölçülülük ilkesine” aykırı bulmaktadır.

3. Anayasal Güvence: Sağlık Hakkı ve Eşitlik İlkesi

Anayasa’nın 56. maddesi herkesin “Sağlık Hakkı”nı, 10. maddesi ise “Kanun Önünde Eşitlik” ilkesini güvence altına alır.

Bir personelin, görevini ifa ederken (örneğin operasyonel faaliyetler veya eğitim sırasında) sağlığını kaybetmesi durumunda, devletin pozitif yükümlülüğü o personeli kapının önüne koymak değil, tedavisini sağlamaktır. İdarenin kendi mevzuatındaki (TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği vb.) koruyucu hükümleri uygulamayıp, personeli doğrudan meslekten çıkarması Anayasa’ya ve hakkaniyete aykırıdır.

4. Emsal Kararlar Ne Diyor?

İdare Mahkemeleri tarafından verilen birçok emsal kararda (Örn: Erzurum ve Van İdare Mahkemeleri kararları); uzman erbaşın aldığı raporların, yaptığı görevin doğası gereği oluşan rahatsızlıklardan (menisküs, kırık, burkulma vb.) kaynaklandığı durumlarda, sözleşme feshi işlemlerinin İPTALİNE karar verilmiştir.

Mahkemeler özetle şu tespiti yapmaktadır: “Davacının rahatsızlığının görevden kaynaklandığı, tedavi ile iyileşebileceği ve uzun süreli tedavi gerektiren hallerin fesih yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır.”

Sonuç ve Ne Yapılmalı?

Eğer sağlık sorunları ve aldığınız istirahat raporları gerekçe gösterilerek sözleşmeniz feshedildiyse veya fesih ihbarı aldıysanız; bu işlemin hukuka uygun olduğunu kabul etmek zorunda değilsiniz.

İdarenin takdir yetkisi sınırsız değildir. Sözleşme Fesih İşleminin İptali ve yoksun kaldığınız maaş/özlük haklarınızın iadesi için İdare Mahkemesi’nde iptal davası açma hakkınız bulunmaktadır. Süreçlerde hak kaybı yaşamamak (özellikle 60 günlük dava açma süresi) adına, konunun uzmanı bir avukattan hukuki destek almanız hayati önem taşır

Add Comment

Av. Sena Er Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; başta şirketler, ticaret ve iş hukuku olmak üzere, aile hukuku, ceza hukuku ve danışmanlık alanlarında müvekkillerine profesyonel ve çözüm odaklı avukatlık hizmeti sunmaktadır.

İletişim Bilgileri

05433972008
info@avukatsenaer.com
Adalet Mahallesi , 2132/2 Sk No:3 K:4 D:35, 35530 Bayraklı/İzmir

Bizi takip edin

Cart

Sepetinizde ürün bulunmuyor.